Single Pages

Showing posts with label Lore. Show all posts
Showing posts with label Lore. Show all posts

Monday, 23 November 2015

World of Warcraft Lore (2004 - 2015) - Özet

0 Yorum
World of Warcraft Lore (2004 - 2015)

Hikayenin detaylarını ve kahramanlara hakkında detaylı içeriği, diğer yazıda paylaşmıştık. Buradaki içerikte World of Warcraft Lore içeriğinin genel hatlarını bulacaksınız. Oyunu oynamayanlar için oyunun işleyişi için lore hakkında fikir verecek. (reddit lore bölümünden alıntıdır)



Başlangıç Klasik 25. Yıl

Hyjal Dağında meydana gelen Üçüncü Savaş (Warcraft III) ardından, 4 yıl geçmişti. 

Yeni Horde birliklerini: Durator Orcs, Darkspear Trolls ve Taurenlers oluşuyordu. Ayrıca, Sylvanas Windrunner'ın kontrolündeki Forsaken kuvvetleri de Horde saflarındaydı.


Lordearon İttifakı: Ironforge Dwarves, Gnomes, Theramore ve Stormwind İnsanlar ayrıca Kalimdordaki Night Elves birliklerinden oluşuyordu.

Alliance ve Horde arasında bir barış havası hâkimdi fakat yine de, iki tarafta sürekli olarak bir birlerini, gözcüleri aracılığıyla kontrol etmekten vazgeçmiyordu.

Stormwind Kralı Varian Wrynn, barış konferansı için gitti Theramore 'da Lady Prestor'un (Deathwing'in insan suretindeki kızı, gerçek kimliği Onyxia olan) emriyle kaçırılmıştı. Tüm aramalara rağmen Kral Varian'ın nereye kaçırıldığı tespit edilememişti. Bu sırada boşta kalan Krallık Koltuğuna, Prens Anduin Wrynn'e vekâleten Bolvar Fordragon ve Lady Prestor üstlendi.

Lordearon'un Plagueland bölgesindeki, Scarlet Crusade Tarikatı kendine mevki edinmiş ve tüm kesimlere daldırmaya başladılar. Tirion Fordring, oğlu Taelan'ın ölümünden beri saklandığı yerden çıkmış ve Knight of Silver Hand Tarikatını yeniden düzene sokup, Scourge Ordularına karşı savaşmaya hazırlamıştı. Aynı şekilde Argent Dawn Tarikatı da bu mücadele için gerekli tüm yardımları hazırlanıp vebaya karşı savaşta yerini aldı. 

Blackrock Mountain'in Khaz Modan bölgesi karmaşa ve keşmekeş içindeydi. Thrall, bu bölgede ikamet eden Eski Horde üyelerinin, Warchief koltuğuna, hak iddia etmelerine karşın, komutasındaki The Horde birliklerine gerekenleri yapmalarını emretti. Ironeforge Dwarves, Moria Brozebear'ı kurtarmak için Shadowforge City'e saldırdı fakat onun kendisini kaçıran kişi Emperor Dagran Thaurissan 'a âşık olduğunu bilmiyorlardı. Dağın zirvesindeki mücadelenin sonunda, the black drake Nefarian, (Deathwing'in oğlu ve Onyxia'nın kardeşi) diğer Dragonflight ekipleriyle beraber, korkunç bir deney yaparak, kendi hibrir Chromatic Dragonflight'ını yarattı. Tüm bu sürecin ertesinden, Nefarian, Azeroth'un Şampiyonları / Adventurers (Bu pozisyon biz WoW oyuncuları oluyoruz) tarafından mağlup edilip, kellesi alındı.

Blackrock Mountain'in uzak güneyindeki bölgesinde yaşayan Gurubashi Trolls, kendi tanrıları "Dread God Hakkar'ı" çağırdılar. Bu sırada Zandalari Kabilesi Trolleri, gücünü kaybeden Troll Empire mağlup etme ve The Blood God 'ı sürgün etmek amacıyla Adventurers kuvvetlerine katılır.
Bu sırada Shifting Sands bölgesinde ikinci savaş patlak verir. Silithus'deki Old Golds emrindeki, böceksi Qiraji ırkı, Kalimdor'a ikinci defa saldırır. Varok Saurfang komutasındaki Might of Kalimdor birlikleri hem Horde hem de Alliance kuvvetlerinden oluşuyordu. Dragonflights güçlerinin yardımlarıyla beraber, Qiraji yok edilir ve saldırının planlayıcısı the Old Gud C'thun avatarı yok edilir.
Kel'Thuzad
Nihayetinde, Scourge birlikleri, Kel'Thuzad liderliğinde the Plaguelands'in kontrolünü ele geçirmek geri döner. Mücadelenin sonunda, Kel'Thuzad öldürülür ya da biz öyle zannederiz.




The Burning Crusade 26. Yıl


The Dark Portal yeniden açılmıştı ve hem Alliance hem de Horde, bu gizemi çözmek amacındaydı. Alliance, eski müttefiklerinden Alliance Expedition’den kalanları görmek istediği için; Orc ‘lar ana yurtlarıda kendi halklarından geriye kalanları görmek için yola çıktı. İnsanlar, Alliance Expedition’dan hayatta efsanevi kahramanlarıyla kavuşmuş; Orc’lar ise Fel Büyüsü yozlaşmasından etkilenmeyen, kahverenkli, kendilerini Maghar Kabilesi olarak çağıran, Garrosh Hellscream liderliğindeki, Orcları keşfederler.

Blood Elves, the Horde saflarına katıldı. Esasen, Alliance kuvvetleriyle bağı olan Blood Elfler, liderler Kael’thas Sunstrider’ın Fel enejiye olan saplantısından Burning Legion’a bağımlı haldeydi ve kalıcı olarak the Horde kuvvetlerinin yanında yer aldı. Blood Elves temel büyü ihtiyaçlarını ya Fel crystals ya da Naaru M'uru ‘dan temin ediyordu.

Bu sırada, Draenor’da yıllardır Orcların katliamına uğrayan Draenei halkının bir kısmı, Azeroth’a varmıştı. Diğer gemilerin kontrolünü ele geçirmek isteyen Kael’thas, derhal sabotaj emri verdi. The Exodar Azeroth’a vardığından, diğer 3 uzaygemisi Blood Elflerin kontrolü altına girdi.  Kalimdor’un batı kıyısına varan Draenei’lar Night Elfler ile etkileşime girdiler. Burning Legion’a karşı verilen savaşları ve kahramanlık destanlarını öğrenip, Night Elf kültüründen etkilenen Draenei’lar Alliance saflarına katıldı.


Illidan Stormrage

Outland gezegeninde, halledilmesi gereken diğer tehditler Gronn, Ogres, Fel Orcs, Arakkoa ve Draenei hayaletleri, def'edilir. Lady Vashj ve Naga orduları da bertaraf edilmişti. En sonunda, Illidan Stormrage, şeytani güçlerin onu delirtmesine karşı koyamaz, yozlaşmaya düşer ve tamamen şeytan formuna dönüşür. Akama, Illidan'a karşı olan ittifakını bozar ve ona ihanet eder. Dişli mücadelenin sonunda Akama ve Maiev liderliğindeki şampiyonlar tarafından mağlup edilir.

Yine de bu bir son değildi. Prince Kael'thas ve ona sadık Blood Elves, Azeroth’a doğru yola çıkarlar; Sunwell ‘in merkezi olan Isle of Quel'danas varırlar. Burada, yüzlerce demonun, Azeroth’a gezegenine getirilmesinin ardından, Legion komutanı Kil'jaeden‘ı getirmek için gerekli ritüel başlatılır. Prince Kael'thas, Shattered Sun Offensive bayrağı altında birleşen Alliance ve Horde tarafından öldürülüp, Kil'jaeden’da Twisting Nether’a def’edilir.




Wrath of the Lich King 27.Yıl 

Hikâye, King Varian Wrynn dönüp dönmez, Onyxia öldürmesinin tam ardından başlar. Yıllar boyu hafıza kaybı sorunu yaşamakta olan Varian Wrynn, esir alınmış ve Gladiator olarak arenalarda savaştırılmıştı.  Hafız sorunu, Jaina Proudmoore ‘un uzun bir süreç sonucunda çözülebilmişti.

Ardından, Lich King tekrar hamlesini yaptı. Azeroth’un büyük şehirlerine gönderdiği undead ordularıyla sayısız baskın gerçekleştiriyordu. Scourge saldırılarının süpkürtülmesinden sonar, Alliance ve Horde bu defa birbirlerinden bağımsız, Northred’e yola çıkıp, mevcut tehtidi sona erdirdiler. Argent Dawn ve Silver Hand Tarikatları tek çatı altında birleşerek Tirion Fordring ‘in liderliğinde Argent Crusade adını aldı.

Efsanevi savaşı Grom Hellscream’ın oğlu Garrosh bu savaşta herkesçe tanınan heybetli bir Horde komutanı olarak isim yaptı. Tauren’ler kuzenleri olan Taunka’ları buldu ve Horde saflarına katıldı. İnsanlar ve Blood Elves, Scourge’den 3.Savaşın (Warcraft III) intikamını aldı. Herkes, Lich King ve Scourge tehlikesinin sona ermesine arzusuyla gönüllü olarak bu savaşta yer aldı.

Bir diğer tehlike, Blue Dragonflight ve Liderileri Malygos, büyünün çok ölümlüler tarafından kullanılmasının çok tehlikeli olmasına karar verdi. Bu hususta Azeroth’daki tüm büyücülere karşı Nexus War isimli savaşı başlattı. Bu savaşın bitmesinin hemen ertesinde, öldürüldü.

The Scarlet Crusade, Northred’e saldırmasına rağmen diğer üç gurup tarafından çabukça hakkından gelindi. Ardından, Naxxramas yerle bir edilip, Kel’Thuzad bir defa daha mağlup edildi. (fakat kesin durumu halen belli değil)

Çok kısa bir süre sonra, son zamanların en büyük trajedi ve yıkımlarından biri Wrathgate Incident meydana geldi. Alliance ve Horde farklılıklarını bir kenara bırakıp, Scourge son bir darbe vurmak için Wrathgate ‘de birleşti. Bu defa The Lich King, savaş alanında boy gösterdi. Dranosh Saurfang’in oğlu Varok’u öldürüp, Bolvar Fordragon’a saldırmak üzereyken, Forsaken birliklerinin özel zehirli saldırılarından dolayı geri çekilme kararı aldı. 


The Lich King 
Tüm bunlar yaşanırken, Lordaeron City’e çıkan Forsaken iç savaşında, Varimathras ve alchemists, Sylvanas’a ve tüm ölümlüler ve undeadlere karşı savaş açmıştı. İki gurupta(Alliance ve Horde) Lordaeron Capital City’i ele geçirmek için çok çabuk bir şekilde harekete geçti ve Forsaken’in insanlar ve diğer esirlere korkunç deneylerine şahit oldular. Varimathras, King Varian Wrynn tarafından mağlup edildikten sonra, tüm Horde kuvvetlerine savaş ilan etti.

Nihayetinde, Alliance, Horde ve Argen Dawn kuvvetleri Icecrown Citadel’i kuşatma altına aldı ve tüm sarayı temizledi. The Lich Kin Arthas, tüm Azeroth kahramanlarına karşı tek başına karşı koymuştu. Dalga geçercesine, bu savaşı izlemesi için Tirion Fordring’i buz hapsetmiş ve uzun bir mücadele sonucu, tüm savaşçıları tek bir saldırı ile öldürmüştü. Bu darbenin ardından Holly Light’tan son bir kez daha güç dileyen Fordring ‘in isteği karşılık bulur ve buz kafesinden kurtulur. Kılıcı Ashbringer yardımıyla, lanetli kılıç Frostmourne’u parçalar ve kılıç içinde hapsolmuş tüm ruhlar, serbest kalır. Serbest kalan ruhlar ve Terenas Menethil’in hayaletinin ölen tüm kahramanları diriltmesinin ardından, tüm savaşçıların saldırısının karşısında, Arthas mağlup olur ve hayatını kaybeder.

Ne var ki Terenas Menethil, Tirion Fordring’i uyarır: “Scourge ordusunun başında bir lider bulumasını ve control altında tutulmasını” söyler. Bu sırada Bolvar Fordring, bu sorumluluğu almak istediğini diler getirir ve Helm of Domination’u başına geçirip yeni Lich King olur. Şu an uyku durumundadır.



Cataclysm 28. Yıl 

Zaferin arından, Alliance ve Horde büyük bir kutlama şöyleni gerçekleştirir.

Bundan kısa bir süre sonra, elementals huysuzluk gösterir. Ironforge’da büyük depremler gerçekleşir, Orgrimmar yangınlarla boğuşur. Thrall, şamanizme odaklanmak için Warchief koltuğunu bırakır ve yerine Garrosh Hellscream’e emanet eder.

Horde ve Alliance Durids toplantısı bir tarikat tarafından saldırıya uğrarlar. Cairne Bloodhoof bu saldırının sorumlusunun Garrosh olduğuna inanır ve bu nedenden dolayı onunla arenada düelloya diğer bir adıyla “Mak’gora” ya çağırır. Cairne, bu mücadele sonucu Garrosh’un zehirli silahı(bilmeden) tarafından öldürür.

Garrosh’un silahını zehirleyen kişi Magatha Grimtotem, kanlı bir darbeyle Tunderbluff şehrini ele geçirir fakat sadece birkaç günlüğüne yönetimi elinde bulundurur çünkü Baine Bloodhoof beraberindeki paralı askerlerinden ordusuyla yönetimi ele aır. Sonrasında Bain Tauren’lerin yeni lideri olur ve Garrosh’u silahın zehirli olduğu hakkında bilgisi olmadığını hususuna inanır ve onu affeder.

Bu ani ölümün ardından, yıllardır ayrı kaldığı kız kardeşi Moira Thaurissan yeni doğan oğlu ile beraber taht üzerinde hak ilan etti. Ironfist yönetimini ele almasından kısa bir süre sonra, King Varian Wrynn görevden alınır ve yönetim Council of Three Hammers adı altında Moira Thaurissan’da dâhil olduğu üçlü bir konseyden oluşur. Bu konseyin diğer üyeleri Falstad Wildhammer ve Muradin Bronzebeard.

Tüm bu politik kargaşalardan sonra, Deathwing o korkunç hiddetiyle birlikte Azeroth’u yeniden şekillendirmek amacıyla geri döner. Tüm gezegeni tehlikeye sokacak yeni bir kargaşa ve tehlike ortaya çıkmıştı.

Deathwing’in meydana getirdiği korkunç yıkımların ardından, Horde ve Alliance savaşı boy göstermişti. Kalimdor’un en cephelerinde Orclar, Night Elfler ve İnsanlarla karşı kaşıya geldi. Eastern Kingdoms mevzilerinde Forsaken kuvvetleri Lordaeron, Gilnaes ve Strom topraklarını işgale başlamıştı. Kalimdor’daki savaş başa baş giderken, Eastern Kingdoms toprakları Forsaken orduları tarafından tamamen işgal edilmişti.

Topraklarına yapılan bunaltıcı istila karşısında daha fazla direnemeyen Gilnaen halkı, Alliance kuvvetleriyle yeniden ittifak ve birliklerine katılma amacıyla vatanlarını terk ettiler. Şehirleri boşaltmadan evvel, Curse of the Worgen (kurtadam) olarak bilinen lanete maruz kaldılar. Artık Gilnean halkı Worgen olarak anılıyordu.

Adaları, Deathwing’in korkunç güçü yüzünden yok olan Kezan Goblinleri, Bilgewater Cartel adı verdikleri birliği kurdular. Alliance gemileri tarafından saldırıya uğradıkları sırada, Thrall tarafından keşfedilirler, Maelstrom etkisinden kurtulup, Horde saflarına katılırlar.

Bir diğer problem ise Malygos’dan sonra Blue Dragonflight’a kimin liderlik edeceğiydi. Malygos’un ölümünün ardından yeri için oğlu Arygos ve Kalecgos isimleri almak için öne çıktı. Yeni Blue Dragon Aspect Klecgos seçilmesinin ardından, Arygos bu durum karşısında deliye döner ve Deathwing ile ittifak kurar. Fakat daha sonra Twillight Father’ın ihanetine uğrar ve Blue Dragonflight düzene girmesi amacıyla öldürülür.


Deathwing
Tüm bu olaylar meydana gelirken, Deathwing, the Twilight's Hammer Tarikatının kontrolünü ele alır ve birçok yeri istila eder. Tarikat güçleri temizlendikten sonra, Deathwing’in yalnızda Demon Soul adı verilen bir büyülü eşya tarafından yok edilebileceği keşfedilir.

Zaman yolculuğu aracılığıyla, Thrall tarafından ele geçirilen bu artifact “Demon Soul”, Maelstorm’da Deathwing’e karşı kullanılır ve kullanılır. Demon Soul’un verdiği ağır hasarın ardından diğer Dragon Aspects de savaşa bizzat dâhil olur. Bu savaş sonunda Aspects, Titanlar tarafından kendilerine bahşedilen özel güçlerini kaybederler.




Mists of Pandaria 30. Yıl 

Alliance ve Horde savaşı boy gösterir. Deathwing’in ölümünün ardından, Garrosh mana bombası kullanarak Theramore’u ortadan kaldırır. Rhonin öldürülmüş ve Jaina Prodmoore, Kirin Tor konseyinin yeni lideri olmuştu. Bu bombalama saldırısı, geleneklerin dışında bir yöntem olduğundan Vol’jin ve Baine, Garrosh’a karşı öfkelendiler.

Yeni keşfedilen topraklara doğru, hızla yol alan, Anduin Wrynn gemisi, yolculuk sırasında Horde gemileriyle savaşa girişirler. İlk işgalcileri bu toprakların adının Pandaria ve buranın yerli halkının Pandaren olduğunu öğrenir.  Pandaria’da korku, nefret ve öfkenin bedene bürünmüş hali olan ve adı Sha olarak bilinen yaratıklar vardı. Bu yaratıklar, uzun yıllar evvel Titanlar tarafından öldürülen Old God Y’shaarj ‘ın kuvvetleriydi.  İlk dalga Klaxxi’yi alt etmeye yardımcı oldu. İkinci dalga, tüm kuvvetleriyle Pandaria’nın güney kıyıların mevzilendi. İkinci dalga, tüm kuvvetleriyle Pandaria’nın güney kıyıların mevzilendi.

Alliance ve Horde kuvvetleri, mogul lideriyle çarpışırken, Thunder King ve Zandalari müttefikleri, Isle of Thunder’da büyük bir ordu inşaa ediyordu. Blood Elfler ve Kirin Tor, Pandaren Shado-Pan ‘ın yardımıyla Thunder King ‘i alaşağı etmek için harekete geçtiler.  İki tarafta Thunder King’den geri kalan kutsal eşya ve emanetler üstünde hak iddia ettiler.

Garrosh
Bu sırada Garrosh Hellscream, Pandaria topraklarına varır ve Sha’yı silah şeklide kullanmak için yola koyulur. Hayatta kalan son Black Drake, Deathwing’in oğlu Wrathion, gelecek Burning Legion istilasına karşın, Horde ve Alliance birliklerini Garrosh’u öldürmesi hususunda manipüle eder. Bu işi bitirmek amacıyla Vol’Jin, Darkspear Rebellion birlikleri kurar ve Alliance’ın desteğini alır. Tüm bu olaylar Siege of Orgrimmar yeni Garrosh’un mağlup edildiği yerde son bulur.

Thrall, Garrosh’un yaptığı gaddarlık ve zorbalıkların cezasını vermek üzere Doom Hammer’ı kaldırdığı sırada, King Varian, araya girer ve bu kararı yalnız başlarına veremeyeceklerini söyler. 





Warlords of Draenor Yıl  30+

Wrathion tüm bu gelişmelerin sonucundan memnun değildi. Azeroth üzerinde yaşayan tüm canlıların Alliance bayrağı altında gönüllü ya da gönülsüz birleşmesi için King Varian’dan istedi.

Bu sırada Bronze Drake Kairozdormu’nun daha önce hiç yapmadığı bir şey yapar ve Garrosh Hellscream kaçmasına aracı olup, onu zaman içinde geçmişe gönderir. Bu geçmiş, Alternatif Evren olarak tanımlanacaktı. Kairozdormu’nun amacı Alliance ve Horde için ortak bir düşman yaratıp, bu iki kuvveti de daha da güçlendirmekti.

Horde’un yükseldiği zaman periyoduna gönderilen Garrosh bu defa tarihi değiştirip, Horde’un şeytan kanı içmesine engel oldu. Garrosh, Horde birliklerine siegecraft tekniklerine öğreterek yüksek bir teknolojiye sahip olmalarını sağladı. Bu Alternatif Evrende, Pit Lord Mannoroth, Orclara kanını sunduğunda teklifi Kabul edilmedi ve Grom Hellscream tarafından öldürüldü.

Fakat Garrosh’un amacı Orcları barışçıl tutmak değildi. Garrosh, Orcların tüm ırklardan daha üstün olduğunu ve amaçlarının diğer ırkları yönetmeleri konusunda inandırmıştı. Bu hususta alternative evrende de Orclar, barışçış Draenei halkına saldırdı ve onları öldürmeye başladı.   Gul’dan tarafından yaratılan Dark Portal, bu defa gerçek zaman çizgimizile alterntif zaman çizgisi arasında açılan bir kapı görevi gördü. Bu andan itibaren kendilerine Iron Horde diyen bu oluşum, Azeroth’a yol aldı.

Alliance ve Horde kuvvetleri tarafından: Surwich, Dreadmaul Hold ve Nethergarde Keep bölgelerinde mağlup edilen Iron Horde, Dreanor’a geri çekilmek zorunda kaldı. Khadgar’ın liderliğindeki bu iki birlik, Dark Portal’ın diğer tarafındaki Tanaan Jungle’ın derinliklerine kadar takip etti. Burada ikiye ayrılan ekiplerden Horde tarafı Frostfire Mountain’e kadar ilerler, burada Frostwolf Klanı ile birlik kurar; Alliance ise Shadownmoon Valley’e ilerler ve Draenie of Karabor ile birlik oluşturur. Bu iki birlik hızla Iron Horde birliklerinden Thunderlord ve Shadowmoon Clan’s bozguna uğrattı.

Vindicator Maraad ve Orgrim Doomhammer’ın hayatlarını kaybettiği Shattrath City’de Alliance ve Horde birlikleri Iron Horde kuvvetlerini bertafat etti. Tüm bu ilerleyin nihayetinde, son aldırı Grommashar, Warsong Klanının ana merkezi, iki birliğin de son saldırı için yeniden ittifak kurmuş olduğu bu yerde gerçekleşti. Korkunç ve kanlı bir savaşın artından, Thrall Stones of Prophecy’de, teke tek duello için Garrosh’a “Mak’gora “çağırısı yapatı. Çağırısın yanıt bulan Thrall, Garrosh ile son savaş için çarpışır. Thrall, Garrosh’un cezasını ebediyen kesir ve onu öldürdü.


Gul'dan
Tüm kıt'ada Iron Horde ile savaşılırken, bir diğer tarafta öteki tehlikeler boy gösterdi. Spires of Arak bölgesinde Arrakoa Outcasts ve Adherents of Rukhmar arasında iç savaş patladı. Terokk ve Anzu Outcasts’e yardım etmek için getiridi ve en sonunda Rukhmar öldürüldü ve takipçileri dağıldı. Eski kutsal bölge olarak bilinen lakin şimdisinin ölüler şehri olan Auchindoun’da, Draenei halkı Legion saflarına katılmış eski soydaşları olan Sargerei’leri keşfereler.




Legion  30+  Yıl 


Illidan Stormrage efsanesinin geri dönüşü... 


Kaynak : Lore : Up to Warlords of Draenor (Reddit)




Comments

Friday, 12 September 2014

Ner'zhul 'un Yükselişi ve Scourge Ordusu - Bölüm 2

0 Yorum
Ner'zhul 'un Yükselişi ve Scourge - Bölüm 2  

Artwork :Vaejoun



Blizzard, Warlord of Draenor genişleme paketi çıkmadan evvel, World of Warcraft hikayesin orjinalini(lore olarak bildiğimiz) içeren, Türkçe çevirisinin ikinci bölümüyle devam ediyoruz.



Sargeras'ın sağ kolu olan Warlock Efendisi Kil’jaeden, Ner’zhul’u buz kristaline hapis etmesi ve ona yeni bir görev vermesinin ardından hikayeye kaldığımız yerden devam ediyoruz.

Icecrown ve Frozen Throne

Kil’jaeden,  Ner’zhul’un buzdan kristalini Azeroth’a geri yolladı. Kristal, bir yıldırım edasıyla, gece gökyüzünü yarıp, ıssız bucaksız buzul kıtası olan Northrend’e düştü. Donmuş kristal, Ner’zhul’un intikam dolu ruhuyla bir bütün olmuştu.

Ner'zhul / Lich King - Frozen Throne


- Frozen Throne’un sınırlarını aşan gücüyle Ner’zhul, Northrend üzerinde yaşayan oranın yerlileriyle iletişime geçip, onlara kendini hissettirmeye başladı.

-  Küçük bir eforla Buz Trolleri ve Wendigoları kendi karanlığına çekti. Psişik güçleri neredeyse sınırsızdı ve bu gücünü küçük bir ordu kurmak için kullanmaya başladı.

- The Lich King olarak, kendi güçlerinde uzmanlaşırken, Dragonblight’da insan yerleşimi buldu. Ardından gücünü, insanlar üzerinde denemeye karar verdi.


- Ner’zhul veba yaymaya başladı. Kontrolündeki vebayı, insan kasabasının üstüne saldı. Üç gün içinde herkes ölmüş ve ölen herkes Undead olarak tekrar canlanıyordu.

- Kurbanlarının ruhlarını kendi içinde hissedebiliyordu. Ölen insanların gücü Ner’zhul’a daha da güç vermekteydi ve undeadleri kontrol etmek onun için çocuk oyuncağı halinde gelmişti.

- Aylarca Northrend’deki tüm insanlara vebayı yaydı. Undead ordusu geliştikçe, gerçek testin yaklaştığını hissedebiliyordu.


Örümceğin Savaşı

- Ner’zhul,  güç merkezini Northrend’de genişletmeye devam ederek sayıca gitgide artan, ölüm lejyonu, Icecrown Buzullarının üstüne, dev bir kale inşa etti.

- Kıta üzerinde etkisini genişletirken Lich King, gücüne karşı koyan karanlık bir imparatorlukla yüz yüze geldi. Sinsi bir insanımsı-örümcek ırk tarafından kurulan, kadim Azjol-Nerub krallığı, elit savaşçılarını, Icecrown’a saldırı için yolladı.

- Ner’zhul’u şaşırtan ise, bu karanlık Nerubianların hem salgın hastalığa hem de Ner’zhul’un telepatik güçlerine karşı bağışık olması ve etkilenmemesiydi.



- Nerubian Spider-lordlar sayıca büyük güçleri komuta ediyorlardı ve Nerubianların neredeyse Northrend’in yarısında tüm yeraltını kaplayan tünel ağları vardı. Vurkaç taktikleri Lich King’in işini gereğinden fazla zorlaştırıyordu. Ancak en sonunda, Ner’zhul savaşı yıpratma taktiğiyle kazandı.

- Dreadlordların(Natherizm) ve sayısız ölü savaşçının yardımıyla Lich King,  Azjol-Nerub’u istila etti ve tapınaklarını Spider-lord’ların üstüne yıktı.

Nerubian

- Nerubianlar, Ner’zhul’un salgınına bağışıklık göstermelerine rağmen, Ner’zhul’un büyüyen Necromantic güçleri, Spider-lordları da aynı diğer ölüler gibi yeniden diriltmesine olanak sağladı. Bir de üstüne Ner’zhul, Nerubluların mimari anlayışını kendi bina ve yapılarına uygulamaya başladı. 

- Sonunda krallığını önünde engelsiz yönetmeye bırakılan Lich King, dünyadaki gerçek görevi için hazırlanmaya başladı. İnsan topraklarına engin benliğiyle uzanan Lich King, kendisini dinleyecek her karanlık ruha fısıldamaya başladı.


Kel’Thuzad ve Scourge’in Oluşumu

- Tüm dünya üzerinde Lich King’in Northrend’den gelen fısıltısını duyan farklı güçlü kişilikler vardı. Bunlardan en önemlisi Dalaranın konseyinin üst yetkili bir üyesi olan Archmage Kel’Thuzad’dı.

- Yıllar boyu yasaklanmış büyücülük olan Necromancerlığın gizli sırlarını öğrenmişti. İçi büyücülükle ilgili tüm gizli kalmış bilgileri öğrenmekle yanıyordu. Northrend’den gelen güçlü çağrıyı duyan Archmage Kel'Thuzad, tüm benliğini bu sesi anlamaya ve onunla iletişim kurmaya verdi. 

- Kirin Tor’un engin büyücülük bilgilerini öğrenebilmesi için ona yeterli kaynağı sunamadığını düşünen Kel’Thuzad, yeni potansiyel bilgi kaynağı Ner’zhul’u denemeye karar verdi.


Kel’Thuzad

- Servetini ve politik yerini bırakıp Kirin Tor’un yolunu ve Dalaran’ı sonsuza kadar terk eden Kel’Thuzad, Lich King’in güçlü sesini aklının içinde hissediyordu.

- Tek başına karada, denizde binlerce mil yol katedip en sonunda Northrend’in buz tutmuş kıyılarına ulaştı. Icecrown’a ulaşmak isteyen Archmage, Azjol-Nerub’un yıkıntıları arasından geçtiği sırada ilk kez Ner’zhul’un gerçek gücünün etkisini gördü ve onunla müttefik olursa gücünün katbekat artacağına inandı.

- Aylar süren arayışı sonunda, Archmage Icecrown’a ulaştı. Lich King’in karanlık kalesine ulaştığında gardiiyanların, sanki bekleniyormuşçasına, tek bir şey söylemeden geçmesine izin vermesine şaşırdı. Kel’Thuzad sessizce Icecrown’un derinliklerine inen yolu buldu ve ruhunu Frozen Throne’un önünde, Lich King’e sundu.

- Lich King ise bulduğu bu son müttefikten oldukça memnundu. Kel’Thuzad’a ölümsüzlük ve sonsuz güç vaat etti. Karanlık bilgi ve güç peşindeki Kel’Thuzad, ilk misyonunu kabul etti. Görevi insanlığın arasına girip, Lich King’i tanrı olarak kabul eden bir din yaymaktı.


Comments

Tuesday, 31 July 2012

World of Warcraft : Cataclysm Türkçe Lore

0 Yorum
World of Warcraft : Cataclysm Türkçe Çeviri Lore 



Warcraft hikayesini kült yapan karakterlerin ve hikayenin zirvesi The Lich King Arthas  Menethil'in Paladin Tarikatı liderlerinden Tirion Fordring ve onun komutuasundaki Argent Crusade(Order of the Silver Hand ve the Argent Dawn birleşimi olan bir ordu) ordu kuvvetleri ile devrildikten sonra, Blovar'ın yeni Lich King olmasıyla, Scourge tehlikesi sona ermişti. Lakin hikayeye yeni bir kötü adam lazımdı ve bu kişi de Kanatlı Ölüm ve Dünya Gözcüsü Deathwing oluyor.

Başlarda dikkate almaya dahi değmeyen sarsıntılar giderek artıyordu. Şehirlerde, kasabalarda bunun bir işaret olduğunu, karanlık günlerin geri döneceğini söyleyen felaket tellalları kendilerine taraftar topluyor, Durotar ve Stormwind çıkmak üzere olan isyanlara karşı tetikte bekliyordu. Ancak Azeroth hala eski günahların bedelini ödeyememişti.

Spellweaver Malygos’un düşüşünün ardından eski yoldaşları ve baş düşmanları olan dört Aspect’in zayıfladığını düşünen Dünya'nın Koruyucu Neltharion (the Earth-Warder), Tüm Azeroth’un bildiği ismi ile Deathwing (Aspect of Death) yıllardır gizliden gizliye yürüttüğü planının kendisine düşen bölümünü gerçekleştirmek üzere tekrar kanat çırpmaya hazırlanıyordu.



Aspect of Death

Aldığı ağır yaraların iyileşmesini ve dağılan güçlerinin toplanmasını bekleyen Deathwing, artık kendini hazır hissediyordu. Yıllar sonra ilk kez ayağa kalktı. Saklandığı Deepholm de yukarı doğru süzülmeye başladı. Titanlardan miras kalan ve Eski Tanrılar tarafından iyice yozlaştırılmış güçlerini kullanarak Elemental Boyut ile Azeroth arasında bir yol açtı kendine. Ancak bu yaptığının sonuçları Azeroth için bir felaket oldu. Tüm gezegenin bel kemiği olan Dünya Sütunu (The World Pillar) bu hareketinin etkisi ile parçalandı. Dünya Sütunun parçalanmasıyla beraber aynı şey Azeroth’un başına da gelmeye başladı. Kadim Toprak Halka (The Earthen Ring) gezegeninin acı dolu feryatlarını duydu. Muln Earthfury’nin etrafında toplanan güçlü şamanlar Dünya Tapınağı’nın kontrolünü Alacakaranlık Çekinci’nden alarak sütuna kendi elemental güçleri ile destek oldular. Azeroth’un parçalanmasını durduran bu hareketlerine rağmen yinede çok şey olmuştu.



Dünya Tapınağı - World Pillar
Azeroth’un çehresi ebediyen değişti. Barrens’in ikiye yarılmasından Gilneas’ın batışına, Elemental Boyut (The Elemental Plane) ile Azeroth’un birbirlerine karışmasına kadar bir çok felaket yaşandı. Bu ve bu gibi felaketler sonucunda oluşan kargaşadan yararlanan Deathwing ağır darbelerini indirmeye başladı tüm düşmanlarına. Tüm Azeroth onun düşmanıydı. Sağdık hizmetkarları Alacakaranlık Çekici’nin yardımı ile artık Afet (The Cataclysm) başlatılmıştı.


Deepholm'dan çıkış - The Shattering


Bir müddet gökyüzünde kanat çırpıp dünyayı alevleri ile dolaşan Deathwing, tüm yaşayanlara geri döndüğünü haykırıyordu. Deathwing’in ilk işi Firelord Ragnaros’u ve Fireland’in öfkesini Hyjal Dağına göndermek oldu. Nordrassil’i yok ederek Dünya Sütunu’nu parçalamakla başladığı işi bitirme niyetindeydi.

Fire Elemental Lord Ragnaros

Deathwing daha sonra Doğu Krallıklarına doğru yol alır. Zira Twilight Highlands Ejder Kraliçesi Alexstrasza’ya ev sahipliği yapıyordu. Deathwing ve onun Alacakaranlık Ejderleri dediği çalınan ejderha yumurtalarının yozlaşmasıyla yaratılan bir ejderha ordusu, Hayat Aspect’i ni yok etmek için hazırlardı. Kızıl Aspect’te aynı planları kuruyordu. Oğlu Calen ve sayısız Kızıl Ejder ile birlikte Deathwing’i bir kez ve tamamen ortadan kaldırmak için hazırlık yapıyordu. Yaptığı planlar, Deathwing’in tahmin edilenden de güçlü olması yüzünden başarısız oldu. Alexstrasza, Neltharion ile bizzat çarpışmak zorundaydı artık.



Dragon Queen & Deathwing


Tüm bunlar olurken Azeroth’un sakinleride kendi mücadeleleri içerisindeydiler. Durotar’ın tükenme noktasına gelen kaynakları Horde’u daha saldırgan bir hale getiriyordu. Warchief Thrall’ın önderliğinde öfkesini dizginlemeyi başaran Horde, Thrall’ın tahtını eski dostu Grom Hellscream’in oğlu Garrosh’a bırakıp dünyalarının feryatlarına cevap vermek için Toprak Halkaya katılmasıyla giderek daha büyük karışıklıklara sürükleniyordu. Yaşanan bir dizi iç krizin ardından Garrosh belki de dikkatleri başka yöne çekmek için Forsaken’a Doğu Denizi’ni ve Loderon’u tamamen Horde hakimiyetine sokmasını emretti. Lord Tirion Fordring’in yeni bir Lich King olarak Slyvannas’ın ortaya çıkmasına yönelik endişelerine karşılık genç Warchief, bizzat Lady Slyvannas’ı ikaz ettiyse de, Gilneas Krallığı, Forsaken’ın gazabı karşısında korkunç bir savaşın ardından dümdüz edildi.


Warchief Garrosh Hellscream

Savaşın başlamasının ardından, Gilneas Şehri kendi içindeki lanete yenik düştü. Gilneas halkının neredeyse tamamı Worgen denilen yaratıklara dönüştüler. Night Elf Druidleri’nin yardımı ile özgür iradelerini geri kazanan Gilneas, Worgen’ları son savaşlarını vermeye başladılar. Dark Lady Slyvannas bu yeni düşmanın karşısında ordusunu daha da büyütmek için Veba Topları’nın kullanılmasını emretti. Böylece ne Loderon’da ne de Doğu Krallıkları’nın tamamında kendisine karşı durabilecek hiçbir güç kalmayacak, Argent Crusade dahi ona müdahale edemeyecekti. Dark Lady’nin hayalleri kendisi için korkunç olan bir gerçek ile son buldu. Worgen denilen bu ırk Veba’dan etkilenmiyordu. Tüm güçleri ile karşı koydularsa da Afet’in yaşanması ile Gilneas’ın umut ışığı söndü. Afetin etkisi ile büyük bölümü sular altında kalan Gilneas artık Forsaken’a direnemiyordu. Bu yüzden yeni müttefikleriyle birlikte Kalimdor’a doğru yelken açtılar. Darnassus ile olan dostlukları Gilneas halkının İttifak’a katılmasını sağladı.

the Dark Lady Sylvanas
Giderek kaynayan Horde da kendine bir müttefik bulmuştu. Kezanlı Goblinler medeniyetlerinin yuvası olan Kezan’ın Afet’in etkisi ile oluşan volkanik patlamalarla yaşanamaz hale gelmesi yüzünden bir Tüccar Prens olan Gallywix’in önderliğinde anayurtlarını terk ederek denize açıldılar. Tüccar Prens’in planı gayet basit ve bol kazançlıydı. Gemisine binebilmek için kendisine yığınla ödeme yapan Goblinleri karaya çıktıkları zaman köle olarak satacak ve belki de tüm Azeroth’ta ki en zengin kişi olacaktı. Bu hayalleri kendilerine bir düşman bulmaları ile son buldu. Horde ile Alliance arasında açık denizde süren bir it dalaşına kurban gittiler. Eski Warchief Thrall’ın bulunduğu Horde gemisi Alliance Zırhlısı tarafından uzun süredir takip edilmektedir ve nihayet yakalanır. Böylesine kritik bir görevde arkada şahit bırakmak istemeyen Stormwind Amirali belki de savaşın gidişatını değiştirecek bir emir verdi. Alliance toplarının bir bölümü Kezan Goblinleri’nden geriye kalan her şeyi taşıyan gemiye ateş açtı. Alliance tarafından neredeyse yok edilecek olan Goblin halkı Thrall’ın da çabaları ile Bilgewater Karteli adı altında Horde’a katıldılar.


Yeni müttefiklerinin sağladığı teknolojik avantajlardan yararlanan Durotar ve diğer Horde üyeleri yeni Warchief Garrosh’ın emri ile tüm güçlerini kullanarak Alliance’a karşı geniş çapta bir mücadeleye girişti. Kalimdor’un kuzeyine, Doğu Krallıklarının da Güneyine doğru hammadde ve halklarını hayatta tutacak diğer kaynakları ele geçirmek için savaşan Horde burnunun dibinde ki Hyjal de süren savaşı göremiyor, Alliance da aynı şekilde kendilerine karşılık vermeye çalışıyordu.

Alliance’ın durumu Horde’tan iyi değildi. Kalimdor’daki Horde baskısına karşı harekete geçtiler. Stormwind ve Ironforge arasında ki kara bağlantısı kopmuştu. Buna ek olarak Stormwind’in burnunun ucunda yeni kayalıklar ve adalar ortaya çıkmıştı. Alliance kendi halkını korumanın yanında ideallerini hayata geçirmek istiyordu. Kutsal ormanlarını korumak isteyen Night Elfler ile Loderon’ı tekrar insanların ana yurdu yapmak isteyen Stormwind kendi savaşını vermeye başladı. Alliance’ın geri kalanı da onlara destek olurken her halk gibi kendi sorunları ile de ilgileniyordu.

Tahtı boş kalan Ironforge, Üç Çekiç Konseyi tarafından yönetilmeye başlandı. Üç Konsülün önderliğinde zor zamanlar yaşayan Cüce klanlarını birleştirmek üzere harekete geçtiler. Gnome ise eski şehirleri Gnomeregan’ı geri almak istiyordu.


Üç Çekiçler: Muradin Bronzebeard, Falstad Wildhammer, Moira Thaurissan.

Tunderbluff kapısının eşiğindeki İttifak tehdidine ek olarak kendi içlerinde ki ayaklanmalar ile uğraşıyor, Darkspear Trolleri yeni Warchief’lerinin kuşku dolu bakışları altında kendilerini sadece İttifaktan değil, Guruh’tan da korumaya çalışıyordu. Zandalari Trolleri’nin Azeroth’ta ki tüm Troll halklarına tek ve güçlü bir Troll İmparatorluğu kurma çağrısına sırtını dönden Darkspear Trolleri sadece Guruh’un değil, İttifakın da yardımı ile buna engel oldular. Zira Zandalari bu birleşmeyi sağlamak için yapmamaları gereken bir şey yapmış ve tutsak edilmiş bir Loa’nın gücünü kullanmayı planlamıştı. Kan Loa’sı nı hafife almanın bedelini daha önce Grubashi çok ağır ödemişti ve şimdi bu bedeli tüm Troll ırkı ödemek üzereydi. Vol’jin buna müsaade etmedi. Zandalari ve onun etkisindeki diğer Troller püskürtüldü. Koca bir ırk, belki bilincinde olmamalarına rağmen büyük bir felaketten kurtulmuştu.


Zandalari'nin Çağrısı

Horde ve Alliance tüm kuralları hiçe sayarak halklarını Afet’ten sağ kurtarmak için Azeroth’un her köşesinde savaşmaya başladılar. King Varian nihayet kendisi gibi bir rakip bulmuştu karşısında, Warchief Garrosh…

Azeroth’un kahramanları dünyalarını gezmeye devam ediyorlardı. Haritalar değişiyor, yeni sahalar ve hazineler onları karşılıyordu. Uzun süren bir uykunun ardından Ysera tekrar uyanık dünyadaydı. Nordrassil’i Firelands’in gazabından korumak için çırpınan Yeşil Aspect dünyayı dolaşan bu güçlü müttefikleri sayesinde daha güçlü müttefikleri kendi safına kattı. Arcdruid Malfurion Stormrage, Demigod Cenarius, Goldrin, Malorne, Tortolla, Aviana ve daha nicesi Rüya Aspect’i nin çağrısına kulak verdi. Firelord’un sadece kendi dünyasında yenilirse tamamen bir sorun olmaktan çıkacağını söyleyen Malfurion kendi önerisini bizzat hayata geçirdi. Artık Dünya Şamanı olarak anılan Thrall’ile birlikte Firelands’e yürümeye hazırlandıkları bir sırada beklemedikleri başka bir şey ile karşılaştı. Teldrassil’in baş mimarı ve daha nice aykırılığın sorumlusu Fandral Staghelm ve onun izinden giden Ateş Druidleri’nin ihaneti sonucu Thrall şamanı olduğu dünyadan koparıldı. Eski Tanrıların laneti ile bedeni ve ruhu dört parçaya ayrıldı. Her bir parçası Elemental Boyutun bir köşesine gönderildi. Thrall’ın ruhunu bu lanetten kurtarmak ise gelecekteki eşi ve hayatının aşkı Aggra’ya düştü. Aggra’nın uğraşları ile tekrar Azeroth’a dönen Thrall başladıkları işe devam etti.

Thrall vs Deathwing

Malfurion, Azeroth’un kahramanları ve Hyjal muhafızlarından oluşan kuvvetleri ile Alev Tahtına yürüdü. Uzun süren çarpışmaların ardından nihayet Firelord ile yüzleşen kahramanlar Nordrassil’i Firelands'in bitmek tükenmek bilmeyen elemental ordularından kurtarmayı başardılar.

Deathwing büyük bir müttefiki yitirmişti ancak planlarında ne bir aksama ne de gücünde bir zayıflık vardı. Esas darbesini indirmek üzereydi. Dört Ejderha Aspecti’ni ve Afet’in başından beri kendisine sorun çıkartan Thrall’ı yok edecekti. Buna yetecek gücü vardı ve bunu kullanacaktı. Ejderlerden, Elementallerden, insanlardan, orclardan… Azeroth’un her yerinden topladığı Alacakaranlık Ordusu ile Wrymrest Tapınağını kuşattı. Ejder haneleri artık son savaşlarını veriyorlardı. Titanların Azeroth’a bıraktığı en önemli miraslardan biri olan Ejder Gardiyanlar hayatta kalmak için savaşıyorlardı. Zira onların yok edilmesiyle Azeroth’un da sonu gelecekti. Tüm kuralların ve gerçeklerin ortadan kalktığı bu zamanda Zaman Lordu Nozdormu bir kuralı daha kaldırdı ortadan. Azeroth’un kahramanlarına eğer Deathwing kazanırsa neler olacağını gösterdi. Bu yaşanacakların önüne geçmek isteyen kahramanlar Nozdormu ile birlikte geçmişe gittiler. Azeroth’un en karanlık saatine, Sonsuzluk Kuyusunun yok olduğu, Yanan Lejyon’un Kalimdor’u kasıp kavurduğu o zamanlara. Şimdiye kadar dövülmüş, en güçlü silahı almak için. Geçmişin mirasını almak ve onunla geleceği kurtarmak için. Ejder Ruhu’nu (The Dragon Soul).




Nozdormu, geçmişte bir takım değişiklikler yaparak Ejder Ruhunu ele geçirdi. Artık Deathwing’i durdurmak için bir umutları vardı. Kahramanların ve Dünya Şamanı Thrall’ın nezareti altında Dragon Soul, Wrymrest Tapınağına getirildi. Sihrin Aspect’i Kalecgos’un da onayı ile Dragon Soul’u kullanmaya karar verdiler. Dört Ejder Aspect’i zaten kendi güçlerini taşıyan Dragon Soul’u tekrar kendi güçleri ile yüklediler. Silahları hazır olduğunda Thrall, Deathwing’e ilk darbeyi indirdi. Dragon Soul’u hisseder hissetmez kaçmaya çalışan Deathwing bu ilk darbeden kaçamadı. Aldığı yaranın etkisi ile güneye doğru kanat çırpmaya başladı. Ancak Aspectler ve Kahramanlar peşini öyle kolay bırakmaya niyetli değillerdi. Bu son savaştı. Ya Deathwing’in deliliğine son verilecek, ya da her şey kaybedilecekti.

Deepholm’de yaptırdığı zırhı kahramanlar tarafından söküldükten sonra Deathwing, Thrall’dan bir darbe daha aldı. Darbe ölümcüldü, kor kalbini yararak göğsünden dışarı çıktı. Ve Siyah Musibet Neltharion her şeyi başlattığı yer olan Mealstorm’a düştü. Ancak deliliği burada son bulmamıştı. Artık bir ejderden başka her şeye benziyor, Mealstorm’un etrafında ki kayalara tutunarak hayatta kalmaya çalışıyordu.

Son Afeti yapmaya hazırlanıyordu Deathwing, öyle bir Afet ki en başından beri bahsettiği alevlerle yeniden doğan dünyayı yaratacaktı bu Afet. Kahramanların ve Aspectlerin gücü karşısında fazla direnemedi Deathwing, Dragon Soul son kez ateşlendi. Deathwing yani Yok Edici, Kara Musibet, Hain, Karanlık Olan, Dünya Kıran ve kendisini son çağırdığı şekliyle Afetin Kendisi Neltharion’un külleri Mealstorm’un akıntılarında kayboldu. Yok Edici’nin ironik bir şekilde yok edilmesiyle birlikte Afet sona erdi.


Thrall, Alexstasza, Ysera, Nozdormu, Kalecgos

Ejderha Aspectleri Titanların kutsaması ile kazandıkları antik güçlerini tamamen yitirdiler, Alexstrasza ve diğer Aspectler artık yeni bir çağın başladığını anlayıp ölümsüzlüklerinden vazgeçtiler. Ölümlülerin Çağı başlamıştı artık.


Cataclysm'in


Azeroth, Deathwing belasından da kurtuldu. Ancak refah yaşanamadı. Deathwing’e karşı bir olan Guruh ve İttifak yine birbirlerinin karşısına geçtiler. Azeroth’un şimdiye kadar gördüğü en büyük savaş başlamak üzere. Tüm gezegeni kaplayan savaş başka şeyleri de çıkardı ortaya, nefret ve ölüm dışında. Güney denizlerinden yeni haberler gelmekte. Yeni medeniyetler ve sırlar ortaya çıkıyor.

Dünyalarını korumak için Azeroth sakinleri bir çok maceraya atıldı. Onlar yabancı dünyalardan gelen gölge ve alev efendileri ile savaştılar. Ölüm herkesi ve her yeri yuttuğu zaman onlar hudutları tuttular. Delilik yıkıma dönüştüğü zaman onlar tiranların karşısında tüm güçleriyle durup savaştılar. Ancak her şeye rağmen, Azeroth’un limitleri henüz keşfedilmedi…






Comments

Friday, 4 July 2008

Warcraft 3: Reign of Chaos Oyun içi Çeviriler

0 Yorum
Warcraft 3: Reign of Chaos Oyun içi Çeviriler





Uyarı : Tüm çeviriler oyun içi diyaloglar ve olayların gelişmesini üzerine yapılmıştır. Keyfi olarak çeviri yaptığımdan dolayı, elimden geldiğinde tüm detayları aktarmaya çalıştım.


Hikaye Alliance ve Horde'un savaş alanında birbirlerine hücum ettiği sırada gökten Burning Legion askerlerinin savaş alanına inmesiyle başlıyor.

Infernal devleri gök yüzünden meteor şeklinde düştüğü sırada Medivh(The Prophet) Thrall'a seslenmesinin ardından Thrall uyanır.

Medivh Warcraft III

Thrall, bunun bir kabus olduğunu düşünmesine rağmen, Medivh "bu imgenin kabus değil, geleceğe dair bir öngörü" olduğunu söyler ve kendisini takip etmesini ister. Bunun ardından Thrall, Medivh'i takip etmeye karar verir. Mediv, Thrall'a Burning Legion'a karşı durabilmeleri için Batı'ya yani Kalimdor'a gitmelerini gerektiğini söyler.

Thrall Warcraft III

Thrall, yola çıkmadan evvel Grom Hellscream ve ordusu ile buluşma noktasına gider fakat Grom, o bölgede konuşlanan Alliance orduları tarafından yakalanmış ve küçük bir hapiste tutulmaktadır. Thrall ve ordusu, Alliance kuvvetlerinin elinden Grom'u kurtarır ve o bölgeden ayrılmak için İnsanların gemilerini kullanırlar.

### Bu mini serüvenin ardından Human Campaign bölümüyle devam ediyor.

Lordaeron Kralı Terenas ve bölge elçileri Northrend'den gelen veba üzerinde tartışmaktadır. King Teranas, halkının, kendi topraklarında hapis şekline yaşamasına izin vermeyeceğini ve eğer karantina işlemi yapılacaksa bunun için kesin kanıtlar istediğini belirtir.

Bu sırada Karga Formunda olan Medivh, toplantı salonuna iniş yapar ve İnsan Formuna geçer.



Medivh, gelen tehlike üzrerine King Terenas ve konseyi uyarır ve kurtuluşun Unutulmuş Diyarların bulunduğu yer yani Azeroth'un batısını işaret eder. Fakat King Terenas, kehanetlere zaman harcayamayacaklarını, bu kararın Medivh'e değil, Lordearon halkının vereceğini sert bir şekilde söyler ve muhafızlar tarafından dışarı çıkartırlır. Medivh uyarsının verdiğini söyler ve artık kaderlerinin kendilerine kaldığını mırıldanır.


King Teranas Warcraft III

Prens Arthas, babası King Teranas'ın emriyle Paladin Lideri Uther'ın ve muhafızlarının yanına gönderilir. Arthas, Strahnbrad köyünün korumasız olduğunu ve civarda bir Orc Ordusu olduğunun Uther'e söyler.


Uther, kuvvetleriyle Orcları ana kapmına yola çıkamadan evvel Strahnbrad köyünün korumasına Prens Arthas'e bırakır. Arthas, köy savunmasında başarılı olmasına rağmen Orclar birkaç tutak alarak köyden kaçmayı başarır. Köylüler, Arthas'e teşekkür ettiği sırada, Uther'ın habercilerinden biri Prnes Arthas'e acil olarak Orcların Ana Kampına gelmesi gerektiğini iletir ve prens yola çıkar.


Arthas Warcraft III


Arthas, orduların yanına vardığında Uther ona " En iyi iki süvarisini barış görüşmeleri için Orc Liderinin yanına gönderdiğini ve onların biraz gelmesi gerektiğini" söyler. Kısa bir süre sonra, süvarilerin atları sahipsiz olarak, can havliyle Alliance ordularının menziline doğru koşarlar.


Arthas bu duruma çok sinirlenir. Uther'e "Derhal Orcları yok etmelerini gerektiğini" söyler fakat Uther serin kanlı bir şekilde " Paladinlerin, intikam hırsı ile savaşmadıklarını aksi taktirde kana susamış Orclardan farklarının olmayacağını" vurgulayarak belirtir.


Uther Warcraft III

Prens, kısık ve hoşnut olmayan bir tavırlar "Evet, Uther" der.
Uther " Eğer, kendini hazır ve güçlü hissediyorsan orduya senin liderlik etmeni istiyorum" der.

Arthas " Ben mi ? Elbette..." diyerek hazırlıklara başlar

Orcların Lideri - Blademaster of Blackrock Clan " Aptal Paladinler! Blackrock Klanının warlocklarının haber veridğini çok yakında gökten şeytanların yağmur gibi akın edeceğini söyler.

Blademaster, elindeki tutsak insanları, şeytanların dünyaya gelebilmeleri için kurban eder. Fakat Prens Arthas'in gazabından kurtulamaz.

Arthas, Uther'e "Orcların insanları şeytanlar için feda ettiğini gözlemlediğini söylemesine rağmen, Uther " Şeytanların uzun zaman önce bu diyarlardan yok edildiklerini, Orcların yalnızca eski gelenekleri sürdürmeye çalıştıklarını" söyler.  Arthas, şeytan ayinine ve insanlarının kurban edilmesine çok sinirlenmiştir. İçten içe orclardan daha da çok nefret etmeye başlamıştır.

Medivh, Kirin Tor lideri Antonidas'ı şeytanların geri döndüğü konusunda ikna etmeye çalışır fakat bu uyarısı yine ciddiye alınmaz.

Antonidas,  Jaine Proumoore'u Northrend üzerinden gelen vebayı araştırması için gönderir. Katılması gereken eki tabiki Prens Arthas'in ekibidir.

Antonidas Warcraft III


Jania, Arthas ve onun araştırma ekibine katılır. King'd Road üzerindeki köyleri kontrol etmek için yola çıkarlar. Yol üzerinde veba bulaşmış bir çok yapı ve leş görürler ne olduğunu anlayama çalışırken, karşılarına Kel'Thuzad ve undead ekibi çıkar. Vebadan sorumu kişinin bu necromancer olduğunu fark edip, Kel'Thuzad'ın peşine düşerler.

Kel'Thuzad, Prens Arthas ve Jaina'yı uyarır. Onun işine bulaştıkça sonlarının ölüm olduğunu söyler.

Arthas tekrar ve ısrarla sorar " Bu vebadan sen mi sorumlusun necromancer ?"
Kel'Thuzad " Culd of the Damned tarikatına vebayı tekrar yayması emrini ben verdim fakat planın yarısın bana ait diyebiliriz" der.


Jaina " Ne demek istiyorsun ? "

Kel'Thuzad " Ben dredlord Mal'Ganis'e hizmet ediyorum. Scourge ordusuna emirleri sonsuz karanlığın hüküm sürmesi için emirleri Mal'Ganis verir" der ve kaçar... Arthas ve Jaina necromancerin peşinden gitmeye devam ederler ve nihayetinda onu köşeye sıkıştırmayı başarıp Kel'Thuzad'ı öldürürler.

Kel'Thuzad Warcraft III


Genç Prens ve Başarılı Büyücü yollarına devam ederler ve Hearthglen'e ulaşırlar. Hearthglen köyündeki halk ve askerler undeadlerin saldırısına uğramışlardır. Köy askerleri Prens Arthas'ı bilgilendirdikten sonra Arthas, Jaina'ya "Hemen Uther ve birliklerine köyde olan biteni haber vermesini" söyler ve kendi köyü korumak için Hearthglen'e kalır. Jaina, Lord Uther'a haber vermek için yola koyulur.

Arthas, köyde bulunan tahıl kutularında yolda gördüğü bozukluklara benzer ögeler görür. Köy askerleri tahıl kutularının Androdhal'dan geldiğini ve bir problem olmadığını söyler. Tahıl kutularında bulunan veba köylüleri öldürmez onları birer undead'e çevirip scourge ordusunun parçası haline getirdiğini fark eden Prens Arthas, Hearthglen'de undead'e dönüşen bir çok köylü ile savaşmak zorunda kalır.

Durmak bilmeyen Scourge ordusunun akınları nerdeyse Prens Arthas'i köşeye sıkıltırır. Ardından tüm ihtişamıyla Uther ve süvari ordusu gelir ve Prens Arthas ile beraber scourge ordusu ile savaşıp, onları temizlerler.


Mücadelenin sonra ermesinin ardından Arthas öfke patlaması yaşar. Halkının birer zombiye dönüşmesine neden olan Dreadlord Mal'Ganis'e bunun hesabını sormak istemektedir.
Prens Arthas, Lord Uther'a derhal yola çıkıp Scourge lideri Mal'Ganis'i öldürmek için yola çıkmaları gerektiğini söyler fakat Uther "ölüme hükmeden biriyle uğraşmanın çok kolay olmadığını ve acele etmemeleri gerektiğini" söyler. Prens Arthas'in bekleyecek zamanı yoktur ve Lord Uther'e " Senle ya da seniz ben yola çıkıyorum" der ve gider.

Prens Arthas tek başına Stratholme doğru yola çıkar...

Yolda Medivh ile karşılaşır. Medivh, Genç Prense "Bu topraklara karanlık çöktü, artık hiçbir şey bu toprakları kurtaramaz. Eğer gerçekten halkını kurtartmak istiyorsan, onlara denizin ötesine batıya götür" der.

Arthas, Medivh ile aynı fikri düşünmez... Medivh oradan ayrılır. Ardından Jaina Proudmoore belirir.
Jaina " Onda inanılmaz bir farklı bir güç hissettim, Arthas. Belki de haklıdır. Belki ne yapılması gerektiğini biliyordur" der.

Arthas yine fevri bir şekilde aldırış etmez ve görevinin derhal Scourge ordusu liderini yok etmek ve böylece halkını koruyacağını söyler.


Stratholme'da Arthas ve Mal'Ganis karşı karşıya gelir. Mal'Ganis, tüm şehri istila eder ve yakaladığı herkesi undeade dönüştürür.

Arthas ise şehir halkından undeade dönüşen herkesi öldürüp ve vebanın daha fazla yayılıp, Scourge ordusunun büyümesine engel olmaya karar verir.

Bu mücadelenin sonunda Arthas ve Mal'Ganis karşı karşıya gelir. Prens Arthas, Holy Light'ın veridiği tüm gücüyle Mal'Ganis'e saldıracak iken Mal'Ganis soğuk kanlı bir şekilde " Bu mücadelenin Northrend'e sonlanacağını, Prensin kaderinin orada şekilleneceğini" söyler ve oradan uzaklaşır.


Stratholme'da yıkım ve cesetlerden başka bir şey kalmamıştır. Lord Uther, Jaina'ya Arthas'in nerede olduğunu sorar. Genç Prensin Northrend'e yol aldığını duyan Uther, olan biteni King Terenas'a bildirmek üzere yola çıkar.


O sırada tekrardan Medivh Karga Formunda belirir.

Medivh, Jaina'ya "Genç Prensiniz, kuzeyde yalızca ölümü bulacak"

Jaina " Arthas, yalnızca inandığı şeyi yapıyor" diye cevap verir.

Medivh " Takdire şayan. Fakat hırsı ve hiddeti, mahvolmasına neden olacak. Halkını antik kıta Kalimdor'a götürmelisin. Karanlık ile sadece o kıtada savaşarak, bu dünyayı yanıp kül olmaktan kurtarabilirsin" der.

Arthas, bulduğu tüm askerlerle Northrend'de üs kurar. Scourge ordusunun peşine düşen Arthas, burad Muradin Bronzbeard ile karşılaşır. Muradin'in ekibi burada undeadlerin saldırısına maruz kalmıştır.

Müttefiklerini kurtaran Prens Arthas, Muradin'e neden burada olduğunu sorar.
Muradin " Burada antik bir kapı var. Bu kapı gizli bir geçide açılmaktadır. Tahminimizce bu kapı bizi gizli bir yere ışınlayacak ve bu yerde Frostmourne adı verilen bir büyülü şeytani bir kılıcın tutulduğunu sanıyoruz." der.

Lordearon'dan özel bir görevli gelir ve ordu komutanına Lord Uther'ın, King Terenas'ı keşif ordusunun geri çekilmesi gerektiğine ikna ettiğini söyler. Ardından tüm askerlerin gemilere dönmesini iletir.

Bu haberi alan Prens Arthas, askerleri olmadan Mal'Ganis ve Scourge ordusunu yenemeyeceğini söyler ve gemileri bizzat kendi elleriyle imha eder.

Yok olan gemilerinin yanında yalnızca Prens Arthas'i gören askerler neye uğradıklarına şaşırırlar. Fikir yürütmeye kalmadan Prens Arthas, Northrend'deki troll ve ogreların gemilerini yaktığı yalanını uydurarak, ordusuna saldırma emri verir.

Nihayetinde Mal'Ganis ve Scourge ordusu kendisini gösterir.


○ devam edebilir

Comments
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...