31 Temmuz 2012 Salı

World of Warcraft : Cataclysm Türkçe Lore

0 Yorum
World of Warcraft : Cataclysm Türkçe Çeviri Lore 



Warcraft hikayesini kült yapan karakterlerin ve hikayenin zirvesi The Lich King Arthas  Menethil'in Paladin Tarikatı liderlerinden Tirion Fordring ve onun komutuasundaki Argent Crusade(Order of the Silver Hand ve the Argent Dawn birleşimi olan bir ordu) ordu kuvvetleri ile devrildikten sonra, Blovar'ın yeni Lich King olmasıyla, Scourge tehlikesi sona ermişti. Lakin hikayeye yeni bir kötü adam lazımdı ve bu kişi de Kanatlı Ölüm ve Dünya Gözcüsü Deathwing oluyor.

Başlarda dikkate almaya dahi değmeyen sarsıntılar giderek artıyordu. Şehirlerde, kasabalarda bunun bir işaret olduğunu, karanlık günlerin geri döneceğini söyleyen felaket tellalları kendilerine taraftar topluyor, Durotar ve Stormwind çıkmak üzere olan isyanlara karşı tetikte bekliyordu. Ancak Azeroth hala eski günahların bedelini ödeyememişti.

Spellweaver Malygos’un düşüşünün ardından eski yoldaşları ve baş düşmanları olan dört Aspect’in zayıfladığını düşünen Dünya'nın Koruyucu Neltharion (the Earth-Warder), Tüm Azeroth’un bildiği ismi ile Deathwing (Aspect of Death) yıllardır gizliden gizliye yürüttüğü planının kendisine düşen bölümünü gerçekleştirmek üzere tekrar kanat çırpmaya hazırlanıyordu.



Aspect of Death

Aldığı ağır yaraların iyileşmesini ve dağılan güçlerinin toplanmasını bekleyen Deathwing, artık kendini hazır hissediyordu. Yıllar sonra ilk kez ayağa kalktı. Saklandığı Deepholm de yukarı doğru süzülmeye başladı. Titanlardan miras kalan ve Eski Tanrılar tarafından iyice yozlaştırılmış güçlerini kullanarak Elemental Boyut ile Azeroth arasında bir yol açtı kendine. Ancak bu yaptığının sonuçları Azeroth için bir felaket oldu. Tüm gezegenin bel kemiği olan Dünya Sütunu (The World Pillar) bu hareketinin etkisi ile parçalandı. Dünya Sütunun parçalanmasıyla beraber aynı şey Azeroth’un başına da gelmeye başladı. Kadim Toprak Halka (The Earthen Ring) gezegeninin acı dolu feryatlarını duydu. Muln Earthfury’nin etrafında toplanan güçlü şamanlar Dünya Tapınağı’nın kontrolünü Alacakaranlık Çekinci’nden alarak sütuna kendi elemental güçleri ile destek oldular. Azeroth’un parçalanmasını durduran bu hareketlerine rağmen yinede çok şey olmuştu.



Dünya Tapınağı - World Pillar
Azeroth’un çehresi ebediyen değişti. Barrens’in ikiye yarılmasından Gilneas’ın batışına, Elemental Boyut (The Elemental Plane) ile Azeroth’un birbirlerine karışmasına kadar bir çok felaket yaşandı. Bu ve bu gibi felaketler sonucunda oluşan kargaşadan yararlanan Deathwing ağır darbelerini indirmeye başladı tüm düşmanlarına. Tüm Azeroth onun düşmanıydı. Sağdık hizmetkarları Alacakaranlık Çekici’nin yardımı ile artık Afet (The Cataclysm) başlatılmıştı.


Deepholm'dan çıkış - The Shattering


Bir müddet gökyüzünde kanat çırpıp dünyayı alevleri ile dolaşan Deathwing, tüm yaşayanlara geri döndüğünü haykırıyordu. Deathwing’in ilk işi Firelord Ragnaros’u ve Fireland’in öfkesini Hyjal Dağına göndermek oldu. Nordrassil’i yok ederek Dünya Sütunu’nu parçalamakla başladığı işi bitirme niyetindeydi.

Fire Elemental Lord Ragnaros

Deathwing daha sonra Doğu Krallıklarına doğru yol alır. Zira Twilight Highlands Ejder Kraliçesi Alexstrasza’ya ev sahipliği yapıyordu. Deathwing ve onun Alacakaranlık Ejderleri dediği çalınan ejderha yumurtalarının yozlaşmasıyla yaratılan bir ejderha ordusu, Hayat Aspect’i ni yok etmek için hazırlardı. Kızıl Aspect’te aynı planları kuruyordu. Oğlu Calen ve sayısız Kızıl Ejder ile birlikte Deathwing’i bir kez ve tamamen ortadan kaldırmak için hazırlık yapıyordu. Yaptığı planlar, Deathwing’in tahmin edilenden de güçlü olması yüzünden başarısız oldu. Alexstrasza, Neltharion ile bizzat çarpışmak zorundaydı artık.



Dragon Queen & Deathwing


Tüm bunlar olurken Azeroth’un sakinleride kendi mücadeleleri içerisindeydiler. Durotar’ın tükenme noktasına gelen kaynakları Horde’u daha saldırgan bir hale getiriyordu. Warchief Thrall’ın önderliğinde öfkesini dizginlemeyi başaran Horde, Thrall’ın tahtını eski dostu Grom Hellscream’in oğlu Garrosh’a bırakıp dünyalarının feryatlarına cevap vermek için Toprak Halkaya katılmasıyla giderek daha büyük karışıklıklara sürükleniyordu. Yaşanan bir dizi iç krizin ardından Garrosh belki de dikkatleri başka yöne çekmek için Forsaken’a Doğu Denizi’ni ve Loderon’u tamamen Horde hakimiyetine sokmasını emretti. Lord Tirion Fordring’in yeni bir Lich King olarak Slyvannas’ın ortaya çıkmasına yönelik endişelerine karşılık genç Warchief, bizzat Lady Slyvannas’ı ikaz ettiyse de, Gilneas Krallığı, Forsaken’ın gazabı karşısında korkunç bir savaşın ardından dümdüz edildi.


Warchief Garrosh Hellscream

Savaşın başlamasının ardından, Gilneas Şehri kendi içindeki lanete yenik düştü. Gilneas halkının neredeyse tamamı Worgen denilen yaratıklara dönüştüler. Night Elf Druidleri’nin yardımı ile özgür iradelerini geri kazanan Gilneas, Worgen’ları son savaşlarını vermeye başladılar. Dark Lady Slyvannas bu yeni düşmanın karşısında ordusunu daha da büyütmek için Veba Topları’nın kullanılmasını emretti. Böylece ne Loderon’da ne de Doğu Krallıkları’nın tamamında kendisine karşı durabilecek hiçbir güç kalmayacak, Argent Crusade dahi ona müdahale edemeyecekti. Dark Lady’nin hayalleri kendisi için korkunç olan bir gerçek ile son buldu. Worgen denilen bu ırk Veba’dan etkilenmiyordu. Tüm güçleri ile karşı koydularsa da Afet’in yaşanması ile Gilneas’ın umut ışığı söndü. Afetin etkisi ile büyük bölümü sular altında kalan Gilneas artık Forsaken’a direnemiyordu. Bu yüzden yeni müttefikleriyle birlikte Kalimdor’a doğru yelken açtılar. Darnassus ile olan dostlukları Gilneas halkının İttifak’a katılmasını sağladı.

the Dark Lady Sylvanas
Giderek kaynayan Horde da kendine bir müttefik bulmuştu. Kezanlı Goblinler medeniyetlerinin yuvası olan Kezan’ın Afet’in etkisi ile oluşan volkanik patlamalarla yaşanamaz hale gelmesi yüzünden bir Tüccar Prens olan Gallywix’in önderliğinde anayurtlarını terk ederek denize açıldılar. Tüccar Prens’in planı gayet basit ve bol kazançlıydı. Gemisine binebilmek için kendisine yığınla ödeme yapan Goblinleri karaya çıktıkları zaman köle olarak satacak ve belki de tüm Azeroth’ta ki en zengin kişi olacaktı. Bu hayalleri kendilerine bir düşman bulmaları ile son buldu. Horde ile Alliance arasında açık denizde süren bir it dalaşına kurban gittiler. Eski Warchief Thrall’ın bulunduğu Horde gemisi Alliance Zırhlısı tarafından uzun süredir takip edilmektedir ve nihayet yakalanır. Böylesine kritik bir görevde arkada şahit bırakmak istemeyen Stormwind Amirali belki de savaşın gidişatını değiştirecek bir emir verdi. Alliance toplarının bir bölümü Kezan Goblinleri’nden geriye kalan her şeyi taşıyan gemiye ateş açtı. Alliance tarafından neredeyse yok edilecek olan Goblin halkı Thrall’ın da çabaları ile Bilgewater Karteli adı altında Horde’a katıldılar.


Yeni müttefiklerinin sağladığı teknolojik avantajlardan yararlanan Durotar ve diğer Horde üyeleri yeni Warchief Garrosh’ın emri ile tüm güçlerini kullanarak Alliance’a karşı geniş çapta bir mücadeleye girişti. Kalimdor’un kuzeyine, Doğu Krallıklarının da Güneyine doğru hammadde ve halklarını hayatta tutacak diğer kaynakları ele geçirmek için savaşan Horde burnunun dibinde ki Hyjal de süren savaşı göremiyor, Alliance da aynı şekilde kendilerine karşılık vermeye çalışıyordu.

Alliance’ın durumu Horde’tan iyi değildi. Kalimdor’daki Horde baskısına karşı harekete geçtiler. Stormwind ve Ironforge arasında ki kara bağlantısı kopmuştu. Buna ek olarak Stormwind’in burnunun ucunda yeni kayalıklar ve adalar ortaya çıkmıştı. Alliance kendi halkını korumanın yanında ideallerini hayata geçirmek istiyordu. Kutsal ormanlarını korumak isteyen Night Elfler ile Loderon’ı tekrar insanların ana yurdu yapmak isteyen Stormwind kendi savaşını vermeye başladı. Alliance’ın geri kalanı da onlara destek olurken her halk gibi kendi sorunları ile de ilgileniyordu.

Tahtı boş kalan Ironforge, Üç Çekiç Konseyi tarafından yönetilmeye başlandı. Üç Konsülün önderliğinde zor zamanlar yaşayan Cüce klanlarını birleştirmek üzere harekete geçtiler. Gnome ise eski şehirleri Gnomeregan’ı geri almak istiyordu.


Üç Çekiçler: Muradin Bronzebeard, Falstad Wildhammer, Moira Thaurissan.

Tunderbluff kapısının eşiğindeki İttifak tehdidine ek olarak kendi içlerinde ki ayaklanmalar ile uğraşıyor, Darkspear Trolleri yeni Warchief’lerinin kuşku dolu bakışları altında kendilerini sadece İttifaktan değil, Guruh’tan da korumaya çalışıyordu. Zandalari Trolleri’nin Azeroth’ta ki tüm Troll halklarına tek ve güçlü bir Troll İmparatorluğu kurma çağrısına sırtını dönden Darkspear Trolleri sadece Guruh’un değil, İttifakın da yardımı ile buna engel oldular. Zira Zandalari bu birleşmeyi sağlamak için yapmamaları gereken bir şey yapmış ve tutsak edilmiş bir Loa’nın gücünü kullanmayı planlamıştı. Kan Loa’sı nı hafife almanın bedelini daha önce Grubashi çok ağır ödemişti ve şimdi bu bedeli tüm Troll ırkı ödemek üzereydi. Vol’jin buna müsaade etmedi. Zandalari ve onun etkisindeki diğer Troller püskürtüldü. Koca bir ırk, belki bilincinde olmamalarına rağmen büyük bir felaketten kurtulmuştu.


Zandalari'nin Çağrısı

Horde ve Alliance tüm kuralları hiçe sayarak halklarını Afet’ten sağ kurtarmak için Azeroth’un her köşesinde savaşmaya başladılar. King Varian nihayet kendisi gibi bir rakip bulmuştu karşısında, Warchief Garrosh…

Azeroth’un kahramanları dünyalarını gezmeye devam ediyorlardı. Haritalar değişiyor, yeni sahalar ve hazineler onları karşılıyordu. Uzun süren bir uykunun ardından Ysera tekrar uyanık dünyadaydı. Nordrassil’i Firelands’in gazabından korumak için çırpınan Yeşil Aspect dünyayı dolaşan bu güçlü müttefikleri sayesinde daha güçlü müttefikleri kendi safına kattı. Arcdruid Malfurion Stormrage, Demigod Cenarius, Goldrin, Malorne, Tortolla, Aviana ve daha nicesi Rüya Aspect’i nin çağrısına kulak verdi. Firelord’un sadece kendi dünyasında yenilirse tamamen bir sorun olmaktan çıkacağını söyleyen Malfurion kendi önerisini bizzat hayata geçirdi. Artık Dünya Şamanı olarak anılan Thrall’ile birlikte Firelands’e yürümeye hazırlandıkları bir sırada beklemedikleri başka bir şey ile karşılaştı. Teldrassil’in baş mimarı ve daha nice aykırılığın sorumlusu Fandral Staghelm ve onun izinden giden Ateş Druidleri’nin ihaneti sonucu Thrall şamanı olduğu dünyadan koparıldı. Eski Tanrıların laneti ile bedeni ve ruhu dört parçaya ayrıldı. Her bir parçası Elemental Boyutun bir köşesine gönderildi. Thrall’ın ruhunu bu lanetten kurtarmak ise gelecekteki eşi ve hayatının aşkı Aggra’ya düştü. Aggra’nın uğraşları ile tekrar Azeroth’a dönen Thrall başladıkları işe devam etti.

Thrall vs Deathwing

Malfurion, Azeroth’un kahramanları ve Hyjal muhafızlarından oluşan kuvvetleri ile Alev Tahtına yürüdü. Uzun süren çarpışmaların ardından nihayet Firelord ile yüzleşen kahramanlar Nordrassil’i Firelands'in bitmek tükenmek bilmeyen elemental ordularından kurtarmayı başardılar.

Deathwing büyük bir müttefiki yitirmişti ancak planlarında ne bir aksama ne de gücünde bir zayıflık vardı. Esas darbesini indirmek üzereydi. Dört Ejderha Aspecti’ni ve Afet’in başından beri kendisine sorun çıkartan Thrall’ı yok edecekti. Buna yetecek gücü vardı ve bunu kullanacaktı. Ejderlerden, Elementallerden, insanlardan, orclardan… Azeroth’un her yerinden topladığı Alacakaranlık Ordusu ile Wrymrest Tapınağını kuşattı. Ejder haneleri artık son savaşlarını veriyorlardı. Titanların Azeroth’a bıraktığı en önemli miraslardan biri olan Ejder Gardiyanlar hayatta kalmak için savaşıyorlardı. Zira onların yok edilmesiyle Azeroth’un da sonu gelecekti. Tüm kuralların ve gerçeklerin ortadan kalktığı bu zamanda Zaman Lordu Nozdormu bir kuralı daha kaldırdı ortadan. Azeroth’un kahramanlarına eğer Deathwing kazanırsa neler olacağını gösterdi. Bu yaşanacakların önüne geçmek isteyen kahramanlar Nozdormu ile birlikte geçmişe gittiler. Azeroth’un en karanlık saatine, Sonsuzluk Kuyusunun yok olduğu, Yanan Lejyon’un Kalimdor’u kasıp kavurduğu o zamanlara. Şimdiye kadar dövülmüş, en güçlü silahı almak için. Geçmişin mirasını almak ve onunla geleceği kurtarmak için. Ejder Ruhu’nu (The Dragon Soul).




Nozdormu, geçmişte bir takım değişiklikler yaparak Ejder Ruhunu ele geçirdi. Artık Deathwing’i durdurmak için bir umutları vardı. Kahramanların ve Dünya Şamanı Thrall’ın nezareti altında Dragon Soul, Wrymrest Tapınağına getirildi. Sihrin Aspect’i Kalecgos’un da onayı ile Dragon Soul’u kullanmaya karar verdiler. Dört Ejder Aspect’i zaten kendi güçlerini taşıyan Dragon Soul’u tekrar kendi güçleri ile yüklediler. Silahları hazır olduğunda Thrall, Deathwing’e ilk darbeyi indirdi. Dragon Soul’u hisseder hissetmez kaçmaya çalışan Deathwing bu ilk darbeden kaçamadı. Aldığı yaranın etkisi ile güneye doğru kanat çırpmaya başladı. Ancak Aspectler ve Kahramanlar peşini öyle kolay bırakmaya niyetli değillerdi. Bu son savaştı. Ya Deathwing’in deliliğine son verilecek, ya da her şey kaybedilecekti.

Deepholm’de yaptırdığı zırhı kahramanlar tarafından söküldükten sonra Deathwing, Thrall’dan bir darbe daha aldı. Darbe ölümcüldü, kor kalbini yararak göğsünden dışarı çıktı. Ve Siyah Musibet Neltharion her şeyi başlattığı yer olan Mealstorm’a düştü. Ancak deliliği burada son bulmamıştı. Artık bir ejderden başka her şeye benziyor, Mealstorm’un etrafında ki kayalara tutunarak hayatta kalmaya çalışıyordu.

Son Afeti yapmaya hazırlanıyordu Deathwing, öyle bir Afet ki en başından beri bahsettiği alevlerle yeniden doğan dünyayı yaratacaktı bu Afet. Kahramanların ve Aspectlerin gücü karşısında fazla direnemedi Deathwing, Dragon Soul son kez ateşlendi. Deathwing yani Yok Edici, Kara Musibet, Hain, Karanlık Olan, Dünya Kıran ve kendisini son çağırdığı şekliyle Afetin Kendisi Neltharion’un külleri Mealstorm’un akıntılarında kayboldu. Yok Edici’nin ironik bir şekilde yok edilmesiyle birlikte Afet sona erdi.


Thrall, Alexstasza, Ysera, Nozdormu, Kalecgos

Ejderha Aspectleri Titanların kutsaması ile kazandıkları antik güçlerini tamamen yitirdiler, Alexstrasza ve diğer Aspectler artık yeni bir çağın başladığını anlayıp ölümsüzlüklerinden vazgeçtiler. Ölümlülerin Çağı başlamıştı artık.


Cataclysm'in


Azeroth, Deathwing belasından da kurtuldu. Ancak refah yaşanamadı. Deathwing’e karşı bir olan Guruh ve İttifak yine birbirlerinin karşısına geçtiler. Azeroth’un şimdiye kadar gördüğü en büyük savaş başlamak üzere. Tüm gezegeni kaplayan savaş başka şeyleri de çıkardı ortaya, nefret ve ölüm dışında. Güney denizlerinden yeni haberler gelmekte. Yeni medeniyetler ve sırlar ortaya çıkıyor.

Dünyalarını korumak için Azeroth sakinleri bir çok maceraya atıldı. Onlar yabancı dünyalardan gelen gölge ve alev efendileri ile savaştılar. Ölüm herkesi ve her yeri yuttuğu zaman onlar hudutları tuttular. Delilik yıkıma dönüştüğü zaman onlar tiranların karşısında tüm güçleriyle durup savaştılar. Ancak her şeye rağmen, Azeroth’un limitleri henüz keşfedilmedi…






Comments
Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...